Türk toplumunun sorunlarının katılımcı bir yaklaşımla siyaset ve iletişim bilimlerinin sunduğu imkânlar çerçevesinde araştırılmasını, incelenmesini ve sonuçlarının ortaya konmasını sağlayarak çözüm yolları önerir.
Demokrasilerde “iyi yönetim” aynı zamanda “etkin yönetim” demektir. Etkin bir yönetim için ise öncelikle yönetimin, “toplumda var olan çeşitli çıkarları temsil etmesi, birleştirmesi ve uzlaştırma kapasitesinin olması” gereklidir. Ayrıca yönetimin “politika üretebilme ve yenilik yapma yeteneğinin” olması da etkin bir yönetim için zorunludur.
Hem toplumsal uzlaşmayı sağlamak, hem de yeni politikalar üretebilmek elbette kolay değildir; Yönetimin yenilik yapma girişimleri çoğu kere direnişe yol açabilmekte, tepkilerden çekinen iktidarlar bu girişimleri sonuçlandırmaktan geri durabilmektedir.
Siyasal kültürümüzde ne yazık ki, uzlaşma değil, çatışma ön plana çıkmaktadır. Toplumsal anlayışlarımızdan ödün vermek bir zaaf belirtisi olarak algılanmaktadır. Uzlaşma rejimi olarak tanımlanan demokrasiyle, uzlaşmacı olmayan siyasal kültür arasında sürekli bir gerilim yaşanmaktadır.
Siyasal kültürün çok önemli bir unsuru olarak görülen “güven” konusunda ülkemizde ciddi bir sorun yaşanmaktadır. Birbirine güvenmeyen insanların çoğunluğu oluşturduğu bir toplumda paylaşma duygusu gelişmediği gibi, hoşgörü ile bir arada yaşama ve ortak hedeflere birlikte yürüme arzusu da yeterince oluşmamaktadır. Kişiler arasındaki bu güvensizlik duygusu, politik alana da yansımakta, Türk siyaseti bunun ağır faturasını yıllardır ödemektedir.
Birbirine güvenmeyen insanların oluşturduğu bir toplumun, el ele vererek sorunlarını birlik ve bütünlük içinde çözmesini beklemek mümkün değildir. Türkiye’nin öncelikli olarak toplumsal güveni yeniden inşa etmesi gereklidir.
TASAM Siyasal İletişim Enstitüsü; Türk toplumunun ele ele vererek sorunlarını çözen, birbirine güvenen, çatışma yerine uzlaşmayı seçen bir toplum olması için çalışmalar yapmayı kendisine misyon olarak seçmektedir.