Dünya’da enerji ve su kaynaklarına duyulan ihtiyaç artarken, aynı zamanda bu kaynakların geleceği ile ilgili belirsizliğin de artması hem bölgesel ve hem de küresel düzeylerde uluslararası işbirliğini zorunlu kılmaktadır. Özellikle de kalkınmakta olan ülkelerin bulunduğu Afrika, Asya ve Latin Amerika’nın birçok ülkesinde, enerji ve su kaynaklarına duyulan ihtiyaç, gıda güvenliği, sağlık, iklim değişikliği, kuraklık, küresel ısınma ve çevre kirliliği gibi sorunlar, bu ülkelerinin kendi başlarına çözebilecekleri sorunlar olmaktan çıkmıştır. Bu sorunların çözümü bölgesel, kıtasal ve hatta küresel düzeyde uzun vadeli işbirliğini gerektirmektedir.